Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Uncategorized içinde yayınlandı | 1 Yorum

>Yeşim Ceren Bozoğlu Ve 0 Milyona Kitap

>

Az önce internette bir haber okudum. Çok mutlu oldum ve neden şimdiye kadar haberim olmadığına çok şaşırdım. Habere geçeyim;
Yeşim Ceren Bozoğlu Facebook’ta ‘0 milyona kitap’ adında bir sayfa açmış.Bu sayfada tamamen gönüllü olarak insanların birbirlerine kitaplar gönderebilmesi sağlanmış.Bireysel olarak istediğiniz ama herhangi bir sebepten dolayı alamadığınız bir kitabı isteyebileceğiniz gibi bir okul kütüphanesi için de yardımda bulunmak isteyen insanlara ulaşabileceğiniz bir sayfa.E Yeşim Ceren Bozoğlu da yaptığı bu sosyal sorumluluk projesi dolayısıyla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından “Yılın En İyi Sosyal Projesi Onur Ödülü”ne layık görülmüş.

Benim çok hoşuma gitti bu sayfa.Kendisini burdan tebrik ediyorum.Cidden almak isteyip de alamadığım çok kitap var, güvenebilirsem birgün buradan temin etmeye çalışabilirim.Keşke birgün D&R falan gibi büyük yerler de böyle bir şey yapsa… İzdiham olur gerçi. Neyse..

Sayfaya burdan ulaşabilirsiniz.
Haberse burda.
Uncategorized içinde yayınlandı | 3 Yorum

>Pazar Sendromu

>Yarının pazartesi olduğu gerçeğini görmezden gelmek istiyorum ? Ama nasıl?

Uncategorized içinde yayınlandı | 4 Yorum

>Bir Devir Muhteşemdi;Kavak Yelleri.

>Aslında öğretmenlerle ilgili bir yazı yazacaktım ama telefonuma yazdığım yazıyı taslaklara kaydettiğimi sanarak mesajlar bölümünden çıkınca yazı mazı kalmadı ortada.Çünkü kaydetmemişim meğerse. İçim acıdı resmen.Yazılarım benim çocuğum gibi-yazar burda;her şarkım benim çocuğum gibi diyen popçulara sesleniyor-.
Ben de tekrar yazmak istemedim. Kavak Yelleri hakkında bir şeyler yazmak istedi canım.

NOT:Yazının burdan sonrasını bunu dinleyerek okumanız tavsiye edilir. Ya da bunu. Bu da olabilir.

Biliyorsunuz Kavak Yelleri‘ni.Tıms Productions’ın yaz dizisi olarak başlayan ama bu yıl 4.sezonu yayınlanmakta olan dizisi.
İlk yayınlandığı sıralarda bu tür bir gençlik dizisi pek olmadığı için insanlar sevdiler bu hikayeyi.Ben de sevdim… Kendine has diyalogları ve şiirleri olması bir de üstüne İzmir de geçmesi diziyi izlenilebilir yaptı.Karakterler bizden kişilerdi.Herkes Efe gibi bir abisi,dostu olsun istedi mesela.Orijinal adamdı o. Çok doğal duruyordu televizyonda.
Yiğit
Güralp çok güzel işliyordu bütün karakterleri dizide.Sonra Yiğit Güralp’tan AslıEfe aşkı yazması istendi.O ise dizinin senaristliğinden çekildi.Kavak Yelleri’ni Efe Aslı aşkını midem kaldırmadığı için bıraktım… Ben olsaydım öyle bi aşk olmazdı… Ama zaten yapımcı ve kanal o aşkı istiyor ve bunun için her hafta baskı yapıyordu… Onlara göre bu aşk ratingleri yükseltecekti… Ben de ratinglerinizle size hayırlı günler  dedim ve bıraktım… Bir daha asla ratingleri benim yazdığım bölümler gibi olmadı… diye bir açıklamada bulundu gelen sorular üzerine.
Sonra Aslı & Efe dostluğunun yerini Aslı&Efe aşkı aldı. En başından beri
EfeAslıcılardandım ben zaten. Sevindim.Zevkle izlemeye devam ettik ailecek…
İlişkiler açısından Kavak Yelleri’ni eleştirmiyorum çünkü benim hayatımda da böyle iki yakın arkadaşla da birlikte olan ve hala o iki birlikte olduğu arkadaşla da görüşen insanlar var.Bu nedenle o kadar da absürt gelmiyor ilişkiler.Tabi bu aşağıda da görmüş olduğunuz gibi karışık bir ilişki şeması(şekil1a.) olduğu gerçeğini değiştirmez.

şekil 1a.


Ama sonra bir baktık ki bizim dostluk,gençlik dizimiz gitmiş yerini entrikalarla örülü bir hikayeye sahip bir pembe dizi almış.
Dizide her karakter en az bir kere ölümün kıyısından dönmüş. Hepsi en az bir kere kaçırılmış. Hepsi en az 2 farklı kişiye aşık olmuş ve aslında 4 başrolden oluşan dizi Aslı karakterinin üzerine o kadar yoğunlaşmış ki adı Aslı’nın Yelleri olarak değiştirilmesi daha uygun hale gelmiş.


Yok efendim Efe öldü.Dizide 3 senelik zaman atlaması yaşandı.Dur dur ölemedi ama 4 aya kadar ölecek falan filan. saçma sapan.Tüm bunlara rağmen her bölümünü özenle takip ediyorum gerçi.Hala izliyorum sanki bir sorumluluk meselesi gibi.
Amaaan zaten bu sezon bitecek diyorlar.
Reytingler de kötü.Orijinal adamın dönüşü işe yaramadı.Dizi çok kan kaybetti.Toparlanamıyor.Saat 23’de başlıyor…
Neyse lafı çok uzattım. Böyle yani… Kavak Yelleri efsane olarak başladı ama neredeyse vasat olarak bitecek çoğu insanın gözünde.Kime sorsam -sıktı o artık,diyor.

Lafın kısası;Sevgili Kavak Yelleri, seni hala kaçırmadan izliyorum ama çok saçmaladın.Efe ve Deniz aşkını bekliyorsun galiba bitmek için.

Yazımı Kavak Yelleri’nin bir şiiriyle bitiyorum.

Anladım
Yok

Çok döndüm

Çok dolaştım

Yok

En güzeli senin gözlerin

Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak

Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin

Dönenlere küsme sakın

Sen dünyaya küsebilir misin?

Bil ki kimine göre baba ocağı

Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin

Ve belki de her yolun sonundan sana dönmek

En güzel yanı şu gençliğin

Çünkü yok ki

Çok döndüm

Çok dolaştım yok

Ve ben de anladım

Aslı varken surete gerek yok.

Not:Bir başka yazımda diğer şiirleri de ekleyeceğim.




Uncategorized içinde yayınlandı | 3 Yorum

>Birkaç Küçük İtirafım Var Sayın Seyirciler

>

  • Bilgisayar ya da telefon gibi elektronik aletlerle konuşmuşluğum hatta onlara bağırmışlığım vardır.
  • Şu meşhur ‘de,da’ları doğru yazanları çok seviyorum.Saygı duyuyorum görür görmez.
  • Facebook’daki sohbet şeyisi küçük olduğu için yazmakta psikolojik olarak zorlanıyorum.
  • Bir sevgi kelebeği, efendime söyliyiim bir aşk böcüğü değilim.
  • Şu anda saçlarımı yıkayıp yıkamamak konusunda arkadaşımla konuşuyorum.
  • Blogları okumayı çok seviyorum.

Uncategorized içinde yayınlandı | 2 Yorum

>İncir Reçeli

>

Bana bir şeyi sevme hakkı vermediler, ben de incir reçelini sevdim. İncir Reçeli sendin sevgilim.


‘İncir Reçeli’ne gidin !’ yazmıştı bir blog…
İyice merak etmemi sağladı. E ben de gittim,izledim,çok sevdim.
Filmdeki renkler,müzikler,replikler çok güzeldi…
Evet,aşk filmi ama ufak ufak da olsa birçok başka konuya değinmiş.
Gidin,izleyin.
Oynayanlar: Sezai PARACIKOĞLU – Melike GÜNER – Sinan ÇALIŞKANOĞLU – Barbara LOURENS – Selim AKGÜL ve Mustafa UZUNYILMAZ
Senaryo sahibi: Aytaç AĞIRLAR
Yöneten: Aytaç AĞIRLAR

Hiç yadırgamadım yüzünü, inan çok tanıdık… Gönlüme hoş geldin sevdiğim, kusura bakma ortalık biraz dağınık.

– Sana dokunmak,tüm kelimeleri yakmak gibi…
+ Sana dokunmak tüm insanları affetmek gibi…

– Bedenin bu kadar ucuz mu bilemedim…
+ Asıl ucuz olan ne biliyor musun; beş kuruş vermeden savurduğunuz yargılarınız!

Uncategorized içinde yayınlandı | 7 Yorum

>Hayallerimizdir bizim özümüz.-2-

>Bir önceki yazımda hayallerden bahsetmiştim ama başaramazsın(!) diyerek hayallerini baltalayan hayal katillerinden hiç bahsetmemişim… Meğer çok önemlilermiş.İnsanın bütün motivasyonunu alır,giderlermiş.
Bugün bunu öğrendim.Hiç tatlı bir öğrenim olmadı ama napalım…

Uncategorized içinde yayınlandı | 2 Yorum